İş görüşmelerine halen devam ediyorum, aslında aynı ve ayrı firmalarla o kadar çok mülakata girip çıkıyorum ki, mülakat yorgunluğu oluşuyor diyebilirim. Sanki mülakata katılmak benim işim gibi gelmeye başladı. Bu hafta sadece dün mülakatım yoktu, bir boşluk hissettim desem yalan olmaz.
Tabii bu kadar mülakata gidince, iş olanakları, şirketler, kendim ve kariyer dışında şeyler düşünmeye, mülakatları, görüşmeye girenleri karşılaştırmaya başlıyor, “mülakat” kavramı üzerine düşünmeye de başlıyorum.
Askerlik şubeme, silah altına alınmadan önce son kez gittiğimde bana az bir miktar para verildi ve hiçbir açıklama yapılmadı. Önce “yanlışlıkla mı verildi, acaba paralı işlemler de mi var” diye düşündüm, sonra ise teslim olmak için yol parası olduğu aklıma geldi. Mesela iş görüşmelerine adayları çağıran firmalar böyle bir uygulama yapsa güzel olmaz mı? Zaten iş arayan ve mülakata çağrılanların önemli miktarı o dönemde bir başka firmadan geliri olmayan kişiler, en azından gerçekten maddi sıkıntı yaşayanlara böyle sembolik bir hediye, bu ya da farklı bir şekilde sunulsa güzel olmaz mı? Bu nereden mi aklıma geldi? Firmaların bazen haklı olarak, aşırı sayıda başvuru içindeki özgeçmişler üzerinden seçim yapmakta zorlanması, bazen de sadece “daha çok kişi görelim” mantığıyla hareket etmesi ve fazla kişinin toplantıya çağrılıyor olduğunu gözlemliyorum da ondan. Çoğu kişiye karşılıksız umut verilmesi bir yana onlara maddi kayıp anlamına da geliyor bu yaklaşım.
Tabii bu ilginç fikrimi yazmak için klavye başına oturmadım, en son ben askerdeyken de benimle görüşmek isteyen, olmayınca önceki hafta beni arayan önemli bir sigorta ve finansal hizmetler firmasına gittim. Dünyanın en büyük fonlarından birini yöneten firmanın ilanlarında “finansal danışman” arayışı içinde olduklarını belirtiyorlardı. Fakat toplantıda bana yapılan görev tanımı karşısında şok oldum, amaç bireylere sigorta satacak bir eleman almakmış. Böyle bir pozisyona nasıl “finansal danışman” deniyor anlamaya çalıştım ve iki taraf da daha da fazla zaman kaybetmesin diye teşekkür ederek erken ayrıldım.
En değerli kaynağımız zaman ve bunun yanında para kaybına, İstanbul gibi toplu taşıma altyapısı yetersiz bir yerde yollarda stres yapmaya neden olan bu yaklaşımlara sinirlenmekten daha çok üzülüyorum. Yüksek işsizlik ve her pozisyona aşırı başvuru, bazı şirketlerin yanlış ilanları ve işe alım yöntemleri ile birleşince sürece zarar veriyor ve refah (huzur, para, sağlık, zaman, vs.) kaybına neden oluyor.
Ha bu arada, tanıdıklarım dert etmesin, ben bir yandan geçici bir anlaşmayla çalışıyorum, bir yandan da çok adımlı birkaç işe alım sürecinin devamını bekliyorum. Ülkemizde de büyümenin işsizliğe yansıyacağı bir ortam diliyorum, bugünlük bu kadar diyorum.



TARTIŞALIM
“İşe alım süreçlerinin ne kadarı ciddi? Ne kadarı iki tarafa da zaman ve para kaybı?” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın
—
—