// dünya ekonomisi

dünya ekonomisi

“Faiz İndirin” Diye Gazeteye İlan Vermek Bilgisizlik Değil Art Niyetlilik!

Öğleden sonra haberlere göz atmak için İnternet’e girdiğimde Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) başını çektiği iş dünyası örgütlerinin gazetelere verdikleri ilanla T. C. Merkez Bankası’ndan (TCMB) şok faiz indirimi istediğini gördüm. Girişim oldukça fazla medya kuruluşunda önemli haber olarak sunuldu, ilanı ise eve bugün gelmesi gereken gazetelerin başka bir noktada kalması nedeniyle göremedim. Ama zaten uzun süredir TİM’in bu söylemi ile karşı karşıya idik.


Bugün Türkiye’deki faiz seviyesinin yüksek olduğunu kabul edenlerimizin sayısı oldukça fazla. Ama bilgisizlik nominal faizlere odaklanıp kalmamıza neden oluyor. Halbuki reel faizlerin (örneğin nominal faiz seviyesi %11, enflasyon %7 ise reel faiz kabaca %4’tür) yüksekliğine kafayı takmamız lazım. Neden Türk borçlanma kağıtlarına güvensizlik had safhada, neden bugün %10’luk faiz karşılığı bırakın yabancıları Türk insanı bile devletine borç vermeye yanaşmıyor?Asıl sorun bu düzen iken biz sanal tartışmalara boğuluyoruz. Bugünlerin geleceğini göremedik, önlemimizi alamadık. 4 senedir süren yeni, nispeten istikrarlı döneme bile hala alışamadık. Her seferinde sene sonu için döviz ve enflasyonda yüksek tahminlerde bulunup tutturamayan kurumlarımızın sayısı çok yüksek. Bundan sonra da suçu hep faizlerin yüksekliğine atmak isteyip sorumluluk almaktan kaçınanların borusunu dinlemeye başladık. Halbuki dünya ekonomisinde yeni bir dönemdeyiz, likidite bolluğu ve/veya para bolluğu (ki ikisi ayrı şeyler) her türlü ürün ve malın, bu petrol de olabilir borçlanma kağıdı da, fiyatlarını dalgalandırıyor.

Bu durumu görememekle kalmayan grup Türkiye’deki gelişmeleri de görmezden geliyor. Daha birkaç yıl önce %50’lere indi diye sevindiğimiz faiz bugün %15’lere dayandı, ama ABD Doları o günden bu yana YTL karşısında ciddi oranda değer kaybetti. Demek ki bugün gazetelere ilan verenlerin iddiasının aksine “faizler düşünce YTL değer kaybedecek” savı geçerli bir sav değil. Alttaki grafiği kısıtlı zamanımda çok acele oluşturdum, hiç süsleyemedim, üstüste ikisini birleştirmekle yetindim. Son on iki ayda, TCMB gecelik faiz oranları değil asıl önemli gösterge olan, adı üstünde, gösterge bono faizinde çok ciddi bir düşüş oldu, özellikle Ağustos sonrasında yaklaşık 2 puan daha indik. Bu değişim de %30’lara dayandı. Ama aynı dönemde döviz kurları da YTL karşısında 2001 krizinden beri en düşük seviyesine geriledi. Belirttiğim gibi bugün az zamanım olduğundan daha uzun bir dönemi içeren bir grafik sunamadım, o durumda görüntü daha da çarpıcı olacaktı.

Gösterge faiz oranlarında son 12 aydaki düşüş dövizi YTL karşısında güçlü kılmıyor ki…

Türkiye’de artık pek çok kişi faizin de dövizin de düştüğünün farkında. İkisinin uzunca bir süredir aksi yöne değil aynı yöne hareketlendiğini de öğrendiler, çünkü finans piyasalarında dönen paranın yarattığı yeni düzen dışında Türk ekonomisinin büyüme potansiyeli de aşırı yabancı yatırım çekti. Fakat bunu gördüklerinden emin olduğum bazı kesimler bence art niyetle, sırf kendi hedef kitlelerine sevimli gözükmek uğruna hedef şaşırtıyorlar. TCMB’nın belirlediği faizlerin YTL’yi aşırı güçlendirdiğine, bu nedenle Türkiye’nin rekabet gücünü kaybedip işsizlik sorununa çözüm bulamadığını öne çıkaranlar bugünkü TCMB Para Kurulu toplantısı öncesi gazetelere ilanlar vererek bu söylemi abarttılar.

Ben de faizlerin yüksek olduğuna inanıyor, daha hızlı indirim yapabileceğimizi düşünüyorum. Ama indirsek bile sadece daha ucuza borçlanacağımızı, döviz kurlarının ihracatçının hayalindeki kadar artmayacağını biliyorum. Bu ilanları verenlerin oluşturduğu hava maalesef şu: “TCMB’nin tepesindeki bürokratlar Türkiye için iyi olanı istemiyor!” Gazeteyi okuyan ortalama vatandaşın ne düşünmesini bekliyorsunuz?

Ya bu davranış ve değerlendirme tarzı başka alanlara da sıçrarsa, ya Dışişleri’nde görevli tecrübeli diplomatlara, TMSF’deki bürokratlara ve diğerlerine de inanmamaya, güvenmemeye başlarsak? Türkiye yine dünyada bir ilki başardı ve Merkez Bankası’nı baskı altına almak için böyle tehlikeli yolu seçen bir gruba bu fırsatı sundu. Ya TCMB faizleri bu akşam 2-3 puan düşürseydi? Bu durumda da “ilan etkili oldu, hizaya geldiler” düşüncesi hakim olacak, her önemli karar öncesi önce TCMB’ye sonra diğer bağımsız kurumlara karşı benzer kampanyalar için cesaret kazanılmış olacaktı!

Olayın vahameti kısaca bu şekilde. Bir iki kısa bilgi vermek gerekirse, bugün Türkiye’de onlarca milyar dolar olduğu belirtilen sıcak paranın büyük çoğunluğu İMKB’de. Borsamızdaki şirket kağıtlarının %73’ü yabancıların elinde, yani yüksek faiz ana etken değil. Yani korkulması gereken asıl başka şeyler var.

İkinci bir nokta da 2006’da dünya piyasalarında dalgalanmanın Türkiye’deki büyük etkisi sonucu yerli döviz hesaplarının tekrar arttığı. Ama seçim sonrası beklentilerin de sakinleşmesi ile yavaşça yerliler de YTL’ye dönüş yapacaklar, aynen 2003 sonrasında olduğu gibi. Ya o zaman kur sizce nereye gidecek? Daha çok kişi YTL talep edince değer artışı için yeni bir neden ortaya çıkacak. Tabii bu olasılıkları düşünenler o kadar az ki…

Efendiler, tüm bunları yaşayacağımızı öngöremediniz, bunların olmasını istemiyorsanız zamanında serbest pazar ve ekonomisi, finans piyasalarının dünyaya entegrasyonu, konvertibilite ve ötesinin ne olduğunu iyi öğrenecek, “kazanan gerçekten biz mi olacağız” diye soracaktınız. Artık global finans piyasalarına eklemlenmiş durumdayız, bir politika aracı ile harikalar yaratamayız, lütfen anlayın…

Önemli Not: Türkiye döviz kuru sayesinde ihracatını arttırmaya çalışmakla bir yere gidemez. Birleşmiş Milletler bu özel günde, bu gece 854 milyon insanın aç karnına uyumaya çalışacağını duyurdu. Biz ise orta gelirli bir ülke olarak şanslıyız, ücretlerimiz göreceli olarak oldukça yüksek, bazı doğal kaynaklara sahibiz. Karın tokluğuna çalışmaya hazır milyarların olduğu bir dünyada Türkiye’nin rekabet gücü dandikleştirmeye çalıştığımız YTL’den gelemez, gelmemeli! Diğer maliyet kalemleri kısılmalı, Türkiye montajcı olmaktan çıkıp katma değere odaklanmalı, bunları çok kişi söylüyor ama dünyadaki fakirliği bizzat görmeyenler hala “ucuz işçilikle üretirim, ihraç ederim” diyebiliyor…


[tags]TCMB, gösterge faiz, Türkiye İhracatçılar Meclisi, TİM, yüksek faiz düşük kur lobisi, faiz ve döviz, TCMB para kurulu, TCMB faizleri, gecelik borçlanma faizi[/tags]

TARTIŞALIM

““Faiz İndirin” Diye Gazeteye İlan Vermek Bilgisizlik Değil Art Niyetlilik!” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın