// bilgisayarlar

bilgisayarlar

Beyoğlu’nda Kablosuz İnternet ve Sağlık Riski

Geçen ay sonunda kablosuz İnternet’in sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili yazım oldukça ilgi çekti, konu hakkında pek çok soru aldım. O yazıda bazı cümleleri daha uzun açıklamam gerektiğini düşünürken bugün okumaya zaman bulduğum dünkü gazetelerden biri bu fırsatı bana sundu: “Beyoğlu Belediyesi İstiklal Caddesi boyunca kablosuz İnternet erişim hizmetini tekrar başlattı”. Yıllar önce Koç.net işbirliğiyle başlanan proje bilinen bazı düzenlemeler ve bilinmeyen diğer nedenlerle kalıcı olmamıştı. Kamuya açık alanlarda İnternet erişimi ile ilgili yasal engellerin de bulunması nedeniyle sıkıntılar yaşanırken bu kez İhlas.net’ten altyapı temin edildi, bakalım kalıcı olabilecek mi.

Fakat her şeyi unutanlardan olmadığını tahmin ettiğim bir muhabirden gelmiş olması muhtemel soru niye önceki sistemin çalıştırılmadığı, bunun ne farkı olduğu şeklindeydi. Ve şu anda TMSF yönetiminde olan bir gazetede Beyoğlu Belediye Başkanı’nın düşündürücü yanıtı yer aldı: “Daha önce Koçnet tarafından kurulan sistem için izin alınmamıştı ve 5.8 GHz üzerinden yayın yapılıyordu. Bu yüzden sağlığa zararlıydı. Üstelik Galatasaray’da tek bir noktadan servis sunuyordu. Bizim kurduğumuz sistem 2.4 GHz üzerinden hizmet sunacak. Sağlığa zararlı olmayacak.”

Ülkemizde siyasete ve siyasetçiye güvenin azalmasında böyle demeçlerin rol oynadığı yadsınamaz bir gerçek. Maalesef siyasetçilerimiz bazen iyi niyetle ama bilgisizlikle, bazen de bilinçli ve siyasi çıkar uğruna yanlış yönlendirici ifadeler kullanıyorlar. Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan da “daha az sağlıksız”, “daha sağlıklı” gibi göreceli kavramlar kullanarak kendini garantiye almayı bile tercih etmeden kendi kurdukları sistemin “sağlıklı”, diğerinin “sağlıksız” olduğunu belirtmiş.

Bu noktada bir önceki yazımın anahtar cümlelerini tekrar öne çıkararak bilimsel gerçekleri doğru anlamakla başlayalım. Öncelikle İngilizce’de “radyo” kelimesi ile kast edilen telsiz, kablosuz frekans sinyallerinin (RF), elektromanyetik alanların tek başına kanser ve diğer hastalık risklerini arttırdığına dair bir gözlem yok. Bu konuda hassas davranmaya dikkat eden Dünya Sağlık Örgütü’nün ilgili sayfasından da burada paylaştığım bilgiler hakkında detay alınabilir.

Öte yandan kablosuz İnternet ve kanser riski hakkındaki yazım, elektromanyetik alan ve RF sinyallerinin, kanser gibi hücre bozulması sorunlarını farklı kaynaklar nedeniyle yaşamaya başlamış olanların bu sorunlarını arttırdığı yönünde bazı çalışmalar olduğuna dikkat çekiyordu. Yani “kablosuz ağlar tek başına kanser faktörü” demiyordum.

Fakat medyada konunun sunuş tarzı ve benim web sitem gibi pek çok diğer kaynağın gelişigüzel okunması kablosuz İnternet ve cep telefonlarının büyük tehlikeler yarattığı izlenimini doğuruyor. Ama hiçbir kişi ve kurumun da insanları yanlış yönlendirmeye, gerçek dışı bir korku yaratmaya hakkı yok hele söz konusu olan sağlık ise. Henüz böyle bir riskin varlığı bu konuda söz sahibi kurumlar ve uzmanlar tarafından onaylanmış değilken “bu zararlı”, “bu tehlikeli” demek yanlış.

Beyoğlu’na geri dönersek, Sayın Demircan iyi niyetli olarak bu açıklamayı yaptıysa çevresindekiler ya da kendisi eksik bilgiyle konuşmuş demekle yetinip yanlışı düzeltiyoruz. Tahmin edilenin aksine, yüksek frekans daha zararlı değil. 100 MHz’deki radyo yayınları, 300-400 MHz’de TV yayınları, GSM 900 ve 1800 MHz’den daha düşük frekanstalar ve bu nedenle aynı maruz kalma seviyesinde insan vücudu cep telefonu baz istasyonlarından aldığı sinyallerin beş katına kadar fazlasını radyo ve TV yayınlarından alıyor. Ama bu sefer de “TV ve radyo daha zararlı” denmiş olunmuyor. Sadece maruz kalma ve sinyalden etkilenme konusunda doğru bilgi bu. Frekans seviyesi hakkında da pek çok yayın var ama az önce verdiğim Dünya Sağlık Örgütü ilgili sayfasında da buna kısaca değinildiğini hatırlatmak isterim. Bu durumda, Beyoğlu’nda eski kablosuz ağ yayını 5.8 GHz frekansında iken insan vücudu daha az sinyal soğuruyordu.

Lafın kısası, bu bir yandan eski, bir yandan yeni teknolojiler hakkında okuduğumuz bir haber, bir araştırma ile kesin karara, doğruya ulaştığımızı sanmamalıyız. O haber eksik veya yeteri kadar açık sunulmamış olabilir, ki benim bir önceki yazım da belki bu şekilde oldu, ya da Beyoğlu örneğinde olduğu gibi yanıltıcı ve bilimsel tabandan yoksun olabilir.

[tags]kablosuz İnternet, kanser, elektromanyetik alan, elektromanyetik alan ve kanser, kablosuz modem, wi-fi, wireless, 2.4 GHz, 5.8 GHz, Beyoğlu, İstiklal Caddesi, politika, siyaset, siyasetçi, radyo yayınları, RF, kablosuz[/tags]

TARTIŞALIM

“Beyoğlu’nda Kablosuz İnternet ve Sağlık Riski” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın