www.cihan salim.net     Günce... Blog...
interNet Advising
sitedeweb'de

- Ana Sayfa
H. Cihan Salim

- Özgeçmiş
- Erişim
Yazılar
- Dergilerde
- İnternet'te
Bu Ayın...
- Kitabı
- Şiiri
- Web Siteleri
Diğerleri
- bil İŞ im
- Dosya Konuları
- CJ Tech
- Programlama
- Web Tasarım
- Zeka, ilginçlik ve gülmece
- Öneriler/ Duyurular
- Günce... Blog...


Other Languages:

Ekstra
- Site hoşunuza gittiyse "Ctrl" ve "D" tuşlarına basarak 'Sık Kullanılanlar' listenize eklemeyi unutmayın.

- Weblog'larda içerik öne çıkarken sade sayfalar yayınlanıyor. Fakat sitemizde günce ana içerik kaynaklarından biri değil, bu nedenle sitenin geri kalanını bu sayfada hatırlatıyor, biraz kalabalık yapıyoruz. Yani bizim 'blog'umuz biraz farklı bir 'blog'.

Bu sitede de bir günce var artık! Weblog, Blog, Günlük, bence Günce! cihansalim.net/blog cihansalim.net'de blog
 Kişisel web güncemin eski sayfalarını ilk yazdığım biçimde arşiv amacıyla ilginize sunuyorum. Her zaman yorum ve önerilerinizi bekliyorum!
En yeni yazılarımı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
RSS beslemelerine kaydolmak için tıklayınRSS beslemeleri cihansalim.net/blog/feed adresinde!

Diğer Aylar: 

30 Kasım '05

.com ve .net Alan Adlarında Tekel İddiaları

ABD'ye ayrılmış ülke kodu olmayan .com ve .net alan adlarının tescilini yani satışını, ICANN ile yaptığı anlaşma sonucu VeriSign yapıyor. VeriSign kayıt işlemi için pek çok arayıcıya yetki vermiş durumda. Ekim ayında yenilenen anlaşma 2012'ye kadar bu uzantıları taşıyan adreslerin satışını VeriSign'a vermiş oldu, hem de her sene ücretlere %7 zam yapma hakkı ile birlikte. 2012'den sonra da, eğer firma batmaz ise anlaşma otomatik olarak yenilenecek. Şu anda yaklaşık 35 milyon .com alan adı olduğu tahmin ediliyor. Yenilenen anlaşmaya alan adı tescilinde tekel yarattığı iddiasıyla karşı çıkıldı ve mahkemeye gidildi. ICANN ise, tam da Vancouver'da düzenlenen haftalık bir zirvede iken bu konunun gündeme gelmesinin stratejik bir girişim olduğunu, toplantının gölgelenmek istendiğini iddia etti. Alan adları konusunda gerçekten de son dönemde oldukça karışık gelişmeler oluyor. İnternet yönetiminin de geçtiğimiz haftalarda yorumladığım BM Tunus Zirvesi'nde tartışılmasından sonra konu iyice ilgi çeker oldu. Ben de bu aralar sıklıkla güncel bilgi aktardığım alan adları ve DNS konusuna ilgili olanlara, 9-11 Aralık'ta Türkiye'de İnternet Konferansı'nda bir DNS paneli düzenleneceğini haber vereyim. Bir aksilik olmaz ise ben de orada olacağım...

29 Kasım '05

Yurtdışı Bant Genişliği, Artan ADSL Hızına Rağmen Yerinde Sayıyor, Yeni Hız İle Kota Aşmak ise Sadece 13 Saatte Mümkün! Yeni ADSL Tarifelerin İlk Ayı Geride Kalırken...

Kasım ayı başında ADSL tarifelerindeki değişiklikler, her gün gazetelere çıkacak kadar, gündemde yer tuttu. Burada da sıklıkla değerlendirip bir indirim olmadığına dikkat çektiğimiz tarife düzenlemesi, en düşük ücretli tarifeyi seçen kullanıcılara aynı fiyata iki kat daha hızlı bağlantı sunmuş oldu. Tüm kullanıcıların en az %61'inin 256 Kbps ve 3 GB kotalı hat kullandığını düşünürsek, Türk ADSL kullanıcılarının çoğunluğunun "daha geniş" bir genişbant erişimine kavuştuğunu görüyoruz. Fakat buna rağmen, Türkiye İnterneti'nin yurtdışı çıkışında bir değişiklik olmadı. Uzunca bir süredir ülkemizin yurtdışı bant genişliği 21770 Mbps (21.26 Gbps). Bu da Türk Telekom'un, sahhibiyeti değişen bir dönemde de olsa, artık karlı bir kurum olarak altyapı yatırımlarını geciktirmemesi gerektiğini gösteriyor. 1 milyonu aşan ADSL ve de birkaç milyon çevirmeli bağlantı kullanıcı için bu bant genişliği gittikçe yetersiz kalacak gibi. Nitekim yeni tarifelerde "512 Kbps" ifadesi yerine "512 Kbps'e kadar" ifadesi kullanılması da bunun bir sinyali olarak yorumlanıyor. Ama bu ifadeyi, kabloların özellikleriyle bağdaştıranlar da var, yine de eskiden de varolan kablo sorunları için ifadenin henüz değiştirilmesi pek inandırıcı değil. Ek olarak, konuyu sıklıkla ele aldığımdan hat sorunlarını bana bildiren okurlar ve arkadaşlarımdan, daha önce hiç de sorun yaşanmayan bölgelerde de sorunlar yaşanmaya başlandığı gibi bir izlenim edindim.
Tüm bunlar bir yana, hızlarının arttığını fark etmeyenler, ya da bu hızla açık bıraktıkları bir dosya transferinin, kontrol edemeden, çok daha hızlı biteceğini göz önünde bulundurmayan pek çok kullanıcı da bu ilk ay kötü bir sürprizle, kota aşımı ile karşılaşabilirler. Zira, 512 Kbps bağlantı için sadece 3 GB kota veren "komik" bir tarifemiz var! Teorik maksimum hız ile 3 GB'lık dosya indirmek sadece 819 dakika yani 13,5 saat sürüyor, yani aylık kotayı yarım günde aşmak mümkün...

26 Kasım '05

Sadece Türkiye'nin Seçtiği P-R ve UNIDT Yozlaşmış Bir Sistem (Bölüm 4)

Yurtdışı telefon görüşmelerinin yanında çeşitli yazışmalar ve mektuplara da ulaşmam konunun gerçekten de ciddi ve karmaşık olduğunu gösteriyor. 15 Ocak 2005'te, Public-Root'un (P-R) yeni üst seviye alan adı sisteminin pazarlanması ve yaygınlaştırılması için Public-Root Ltd ile UNIDT bir anlaşmaya vardı. Anlaşma UNIDT'ye işin pazarlamasını bırakırken İnternet topluluğu karşısında olumlu bir imge yaratması ve güven kazanması için P-R sadece teknik sistemle uğraşacak ve de açık bir yönetim sistemi kurup kar amacı gütmeyen bir hareket olarak kalacaktı. UNIDT aslında P-R'ı satmada beklenenden başarılı oldu. Zira kurumsal kullanıcılar ve pek çok İnternet servis sağlayıcının yanında asıl sürpriz bir hükümetin desteğinin sağlanması idi. Türkiye UNIDT'in anlaştığı ilk ve tek ülke olmuştu. Bu seçimin politik nedenleri, teknik nedenleri kadar merak uyandırıcı.

Fakat, P-R'de yaşanan sorunlar UNIDT'in başarımlarını da silmeye başladı. Öncelikle güvenilir bir kurum imgesi oluşturamadı, etkin ve hızlı karar alan bir yönetim kurulu veya komitenin eksikliği göze çarptı. INAIC Konseyi'nin bu açıdan işlevsel olması beklenirken orada da bir ilerleme katedilmedi, hatta konseye atanan Dr. Mehmet Altuner, sistemdeki çarpıklıkları gören diğer üyeler gibi, görevinden bir süre sonra ayrıldı. INAIC Başkanı kurumda neredeyse tek başına kaldı. P-R kurumu içinde yaşananlar da çözülmeyi getirdi, öyle ki UNIDT'in özel mektuplarda şikayet ettiği ve bazılarının bildiği gibi bazı mevcut ve eski P-R çalışanları, P-R sistemini eleştiren mesaj ve bilgileri mevcut UNIDT müşterilerine, üçüncü şahıslara, hatta bana bile ilettiler. Bu da P-R'ye karşı güveni yok ettiği gibi UNIDT'in de saygınlığına zarar verdi ve UNIDT resmi olarak P-R'nin yeniden yapılanmasını istedi, aksi halde Ocak ayındaki anlaşmanın iptal edileceğini açıkladı. UNIDT UNified IDentity Technology olarak bilinirken United-Root ve Unified-Root olarak anılmaya başlandı. Şu anda, unidt.com UnifiedRoot.com adresine yönlendiriliyor. UNIDT kendini P-R'den farklı bir noktaya çekmeye çalışıyor gibi. UNIDT'in geçmişini, kurucularını, NBA ve Equant ile alakasını daha sonra ele alacağım.

UNIDT'in bu açıklamalarına rağmen sadece P-R değil UNIDT'in de yozlaşmış, dolandırılığa bulaşmış bir sistem olduğu iddiası mevcut. Şu aşamada yayınlayamacağım yazışmalarda, UNIDT elemanları P-R ile resmi kanallar dışından da görüşüyor ve farklı söylemlerde bulunuyor. Bunlara göre, UNIDT P-R'nin sorunları yüzünden bazı müşterilerle beraber Türkiye temsilcisinin de zararları karşılığı tazminat istediği veya buna neden olarak Türkiye'nin zararlarının karşılığını istediği ima ediliyor. İyi niyet kaybının yanında müşterilerin uzaklaşması P-R ve UNIDT'in sadece teknik olarak sorunlu olmasından kaynaklanmıyor. Bu kurumlardaki bazı kişiler INAIC'i de suçlayarak işlerin kendi istedikleri şekilde yönlendirilmemesinin sorumlularından biri olarak gösteriyorlar.
Son bir gün içinde elde ettiğim bilgiler, P-R ve UNIDT'in de kendi iç yazışmalarında büyük sorunlarını kabul ettiğini gösterdiğinden artık başlığı rahatça atabiliyorum. Konuyu irdelemeye devam ediyorum...

24 Kasım '05

Türk Kök Sunucu Sistemi Olarak Seçilen Public-Root Terörist veya Dolandırıcılar Tarafından mı Yönetiliyordu (Bölüm 3)

Kök sunucu ve alan adı konusunu araştırmaya devam ediyorum. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde UnifiedRoot kullanmaya başlaması bekleniyor. Peki dün ele aldığım ideal bir sistem görüntüsünde olan Public-Root sistemi niye bırakıldı. Bu konuyla ilgili teknik sorunların yanında daha korkutucu bir açıklama da var. O da P-R'ın uluslararası yönetiminin dolandırıcıların ve hatta IRA'ya destek veren kişilerin elinde olduğu iddiası. Ve bu iddiayı, reyting peşinde olarak, bir yerden duyup hemen buraya atmıyorum.

P-R'u kuran ve hala tanıtımını yapan bir kişi, Cumhurbaşkanımız A. Necdet Sezer'e bir mektup yollayarak bu gelişmeleri itiraf etti. P-R'ın seçilmesinden duyduğumuz mutluluk da, her şirketin, kurumun ve tabii devletin bir anlaşma öncesi karşı tarafı araştırması gerektiği gerçeğinin unutulması sonucu üzüntüye dönüşüyor. Kök sunucu sisteminin yönetiminin ne kadar önemli ve yapılan yönlendirmelerin ne kadar ciddi olduğunu düşünerek bu gelişmeyi aktarmak istiyorum.
P-R'dan vazgeçilmesinin nedeni bu mu? Bence bu soruya resmi bir cevap almalıyız. Dolandırıcılık gibi nedenlerle suçlanan isimlere, kök sunucu sisteminin kullanıcıların mahremiyetini nasıl tehlikeye atabileceğini ve konuyla ilgili daha pek çok gelişmeyi aktarmaya devam edeceğim...

23 Kasım '05

Türk Alan Adı ve Kök Sunucu Yönetiminde ICANN'i Şok Eden Karar, Karşı Çıkanlar (Bölüm 2)

22 Kasım'da başladığım Türk kök sunucu ve alan adı yönetimiyle ilgili yeni gelişmeleri aktarmaya devam ediyorum. Public-Root (P-R)'un kök sunucu sistemi olarak seçilmesi aslında Türkiye'nin ICANN'e cevabı olarak görünüyor. Resmi olarak açıklanmasa da, ICANN sistemine alternatif arandığının ve bulunduğunun göstergesi. Ve bu gelişme, yaptığım araştırmalar sonucu gördüğüm kadarıyla, ICANN'de ICANN'in etrafındaki kurum ve kuruluşlarda gerçekten de şok etkisi yaratmış.
Aslında ICANN cephesinde yer almamak da önemli bir politik karar olarak görünebilir. Zira son Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde yaşanan tartışma, açıkça ortaya konmasa da Çin ve Brezilya'yı ABD'nin karşı tarafında açıkça izole etmek üzere idi. Bu konuyu daha sonra detaylı incelemek mümkün, ama şu aşamada Türkiye'nin ICANN konusunda, son anda ABD'ye destek veren AB gibi davranıp davranmadığını bilmesek de, en azından olayın başından beri ABD'ye destek veren blokta yer almadığını tahmin edebiliyoruz.

P-R'nin açık, hesap verebilen, sorgulanabilir, şeffaf, temsil hakkı veren prensipler üzerine kurulu imgesi düşünülünce aslında ülkemizin seçimi son derece başarılı görünüyor. Fakat bu başarılı seçimle ilgili yaşanan sorunlar, teknolojik sistemle ilgili değil. Buna da yarın değineceğim.

P-R için UNIDT ile anlaşma imzalandı. UNIDT'in başındaki Marty van Veluw'un başarılı pazarlama çalışması sonucu varılan anlaşmada, Dr. Mehmet Altuner de 15 Haziran'da INAIC konseyine atandı. Bu tarihte, P-R seçimi ile ilgili hala resmi açıklama yapılmamıştı. Nitekim, 23 Haziran'da da Türkiye P-R'ı resmi kök sistemi olarak ilan etti.

Bu seçime İnternet servis sağlayıcılarımızdan (İSS) hepsi olmasa da çoğunun karşı çıktığını biliyoruz. Hatta bunun arkasında ICANN'in desteği olduğu tahmin ediliyor. İSS sağlayıcıların bu itiraz veya muhalefetlerinin nasıl aşıldığı konusundaki spekülasyonları ise henüz burada yazmaya değer derecede gerçekçi bulmuyorum. Fakat duyumlarıma göre o dönemde işler pek de yolunda gitmedi ve bu tercih sorgulanmaya başlandı. Bu arada kullanıcılarına bu alan adlarına erişimi mümkün kılmaya çalışan İnternet erişim sağlayıcı İtalyan Tiscali, Temmuz sonunda UNIDT ile anlaştığını ve sistemi devreye soktuğunu açıklayarak hükümetimizi ya da P-R seçimini yapan kesim kimlerse bu kesimi rahatlattı. Fakat sistemin daha geniş destek ve böylece işlerliğe kavuşması Türkiye kök sisteminin sorunlarını azaltmadı, zira daha ciddi olaylar da yaşandı. Bilgilerini paylaşmak isteyenler ve yorumda bulunmak isteyenlere açığım, yarın devam edeceğim.

22 Kasım '05

Aksiyon Dizi Senaryosunu Aratmayacak Gelişme: Türk Üst Seviye Alan Adı Yönetiminde Büyük Hatalar, Açıklar (Bölüm 1)

Türkiye'nin ICANN konusunda bir tutumu olup olmadığını araştırırken daha önce yeteri kadar zaman ayıramadığım, Üst Seviye Alan Adı (ÜSAA) (TLD-Top Level Domain) konusunda ülkemizdeki gelişmeleri araştırdım. Mevcut kısıtlama ve engelleri aşma amaçlı olan ÜSAA'lara örnek olarak, www.cihansalim.net yerine www.cihansalim alınabileceğini, daha sonra da www.blog.cihansalim gibi adresler oluşturulabileceğini verebilirim.
ÜSAA alan adları, Türkiye Bilişim Derneği aracılığıyla ülkemizde de dağıtılmaya başlandı. ÜSAA kayıtları, Public-Root adlı kar amacı gütmeyen organizasyon üzerinden yönetiliyor. 13 Public-Root sunucusundan bir tanesi Ankara'da bulunuyor. Bu sunucular web kullanıcısı isteklerini doğru adreslere yönlendiriyor, tüm ÜSAA kayıtlarını tutuyorlar, aynı zamanda da halihazırda kullandığımız .com.tr, vb. alan adlarını destekliyorlar.

Fakat kar amacı gütmeyen, biraz da idealist olan Public-Root girişiminde çok ciddi sorunlar yaşandı. Bu sorunlar öyle bir noktadaki, Türk İnternet kullanıcıları web üzerinde kişisel mahremiyetlerini, yani İnternet kullanım özelliklerini koruyamayacak duruma düştüler. Tehlikenin boyutu, Türk kurumlarının doğru kararları dikkatlice almamış olmasıyla büyüdü. Gelişmeler sonrası, bundan sonraki kök Türk sunucusunun "UnifiedRoot" olması planlandı, hatta Bilişim'05 zirvesinde Jon Hall ve Jody Newman "Unified Root" paneli verdiler.

Önemli olan, Türkiye'nin yıllardır alan adlarının dağıtılmasında yaşadığı olumsuz tecrübelere ek olarak Üst Seviye Alan Adları konusunda büyük sorunlar yaşamış olması, bunların kamuoyundan gizlenmesi, sorunların ne kadarının çözüldüğünün bilinmiyor oluşu. Olay öyle boyutlara ulaştı ki, ÜSAA işi içine teröristler, dolandırıcılar girdi, Ankara'daki sunucu son derece beceriksizce yönetildi şeklinde iddialar etrafta uçuyor. Olayın gün be gün, yavaşça açmaya devam edeceğim. Ama amacım yavaş giderek daha etraflı bilgi toplamak, sizlerden tepki almak ve ilgili mercilerden açıklama elde edebilmek...

20 Kasım '05

BM Zirvesinde 100 Dolarlık Dizüstü İlgi Odağı Oldu, Ya Türkiye?

Tunus'ta yapılan olan Birleşmiş Milletler Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi'nde Türkiye ne şekilde yer aldı bilemiyorum, Türkiye'nin ICANN konusunda, eğer bir tutumu varsa, bu tutumunu araştırmaktayım, elime bilgi geçince sizinle paylaşacağım.
Zirve bu hafta bilişim dünyasının ilgi odağı idi. Zirvenin asıl amacı olan tüm dünyaya bilişim devrimini yayma hedefini tartışmak, İnternet alan adları yönetimi tartışmasının ardında kalsa da, 100 dolarlık dizüstü bilgisayar projesi zirvede daha da güçlü duyurulmuş oldu. Daha önce de sıklıkla bahsettiğim 100 dolara, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki öğrencilere, çocuklara dağıtılmak için üretilecek olan dizüstü bilgisayar projesi, devletlerin desteğiyle ilerliyor. Şu ana kadar 1 milyon adetlik sipariş vereceklerini belirten ülkeler beşi aştı, bunlar arasında Arap ülkeleri de bulunuyor. Zirveyle ilgili, ICANN konusunu aktaran haber ve yorumlara bugün en azından bir gazetede rastladım. Ama ülkemizin gelir durumu, gelir dağılımındaki eşitsizlik düşünüldüğünde, Türkiye 100 dolara dizüstü projesiyle ilgilenmeme lüksüne sahip değil. Projenin başındaki Nicholas Negroponte Wired'a verdiği röportajda zirvede ilgi çekmesinin doğal olduğunu belirtirken yaptıklarının hızla ilerlediğinin altını çiziyor. Gerçekten de, Tunus'taki zirvede BM Genel Sekreteri Annan ile prototip cihazları tanıtan Negroponte, projenin dünya çapında hak ettiği ilgiyi sonunda çektiğini görerek biraz daha motive olmuş olsa gerek.

17 Kasım '05

BM Bilgi Toplumu Zirvesi, İnternet Alanlarının Yönetiminde Bir Yenilik Getirmedi

Tunus'ta yapılmakta olan Birleşmiş Milletler Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi'nin ana konusunun dijital bölünme olması, yani bilgi teknolojilerine erişim ve kullanım fırsatlarının ülkeler arasında farklılık göstermesi ve bu durumun ciddiyetinin tartışılması bekleniyordu. Fakat, alan adlarının kontrolünün ABD Hükümeti'nin atadığı ICANN'nin elinde olması aylardır bu zirvede tartışılması hedeflenen konuydu. Bazı ülkelerin İnternet'te radikal değişikliklere yol açacak önlemler tehdidi zirvede pek de ortaya konmadı. Ve uzun süren bir toplantıdan sonra, İnternet yönetimi üzerine söz sahibi olacak bir forum kurulması kararlaştırıldı. Fakat ülkeler ve uluslararası kurumlardan oluşacak bu forum sadece söz söyleyebilecek ama herhangi bir yaptırım gücü olmayacak. ABD sözcüleri kontrolün kendi elinde kalmasından memnunken BM ve diğer bazı ülke sözcüleri bu forumun kuruluşunun da önemli bir kazanç olduğunu iddia etti. Yine de ABD Kongresi'nde bu forumu gelecek için ABD kontrolüne karşı bir tehlike görenler de var. Çin, İran, Brezilya gibi ülkelerin "kendi İnternet'lerini" oluşturacak alan adı düzenleme ve yönetim uygulamalarına adım atma tehditleri de, aynı yeni kurulan forumun toplantısı ve açıklamaları gibi belirsiz bir tarihe ertelendi. Zirvedeki resmi açıklamalara buradan ulaşabilirsiniz.

15 Kasım '05

TT Resmen Özelleşti, Ama Özel Tekelin Tüketici Hayrına Hareket Edeceği Rüyası Yersiz

Türk Telekom'un %55'i resmen Ojer Telekom'a geçti. Bazı tüketicilerin yanında birkaç yazar bile, kamu şirketi olmaktan çıkan TT'den şimdi olumlu, tüketici kaybını azaltan adımlar atmasını beklemeye başladı. Tabii ki, sosyal sorumluluk sonucu çevre, tadarikçi, hissedar, müşteri gibi "paydaşlarına" (Akademik işletme yazınında "stakeholder" tanımı yıllardır oldukça popüler ve pek çok makalenin konusu) şirketler etik davranmak zorunda. Ama ayrımı doğru yapmak gerekiyor, TT'nin bizleri abone yerine müşteri olarak görmesi bile zor oldu, hatta henüz olmadı bile denebilir. Bu anlamda, etik, müşterisine saygılı bir kurum olmasını beklemek çok doğru.
Fakat benim altını çizdiğim, ADSL fiyatlarını, sabit hat görüşme ücretlerini 'makul seviyelere' indirmesi gibi beklentilere sahip olunmasının yanlışlığı. Zira iktisat bilmese de, pek çoğumuz tekel hakimiyeti altındaki piyasaların verimsiz çalıştığını, tüketicilerinden transfer ettiklerinin kendi sağladıklarından aşırı yüksek olması nedeniyle refah kaybı yarattığını bizzat gözlemlemişizdir. Sokağa ikinci bir bakkal açılınca rekabetin bize ve ilk bakkala ne getireceğini kestirebiliriz.

Bu nedenle, yeni Türk Telekom'un durup dururken müşterilerden daha az gelir elde etmesine neden olacak adımlar atmasını beklememiz mantıklı olmaz. Tabii ki, gelir seviyemize uygun fiyatlandırmalara inilecek, ama bunun ne zaman ve ne amaçla yapılacağını bilmek zor. Asıl sorun, rekabet yokluğu. Kamu tekelinden özel tekele dönüşen Türk Telekom'un ADSL fiyatlandırması, herhangi bir tekelin uygulayacağı sıradan bir strateji. Hatta bugün eleştiri sahiplerinin pek çoğu TT yönetiminde olsa aynı tarifeleri onaylayabilir, eğer rasyonel ekonomik kararlar alan bireyler iseler. Benim bir süre önce tarifeleri eleştirişim de, "İndirim var" sözünün yanlışlığına dikkat çekmek içindi. Zira TT'nin böyle bir fiyatlandırma yapacağı beklentisi bende çoktandır hakim olduğundan, tarifeler açıklanmadan etrafa yayılan "indirim" sözüne sitede yer vermemiştim.

Konumuza dönersek, demek ki, TT özelleşti diye sevinmek her açıdan yerinde değil. TT'nin daha iyi işleyen bir kurum olacağı beklentisi bende de var, ama refah kaybı yaratıp yaratmayacağı, sektörde rekabet olup olmayacağına bağlı. Ve sıklıkla dediğim gibi, bunun için Telekomünikasyon Kurumu ve Rekabet Kurumu gibi düzenleyici kurumların artık adımları belirleyici olacak.

14 Kasım '05

İngiliz Hükümeti Online Kumar Reklamlarına Önlem Alıyor, Darısı Başımıza

Bir dönem futbol sahalarındaki reklam panolarında büyük takımlarımızın kumar sitelerinin reklamlarını yayınlaması tartışılıyordu. İnternet'in coğrafi sınırları ve dolayısıyla çeşitli hukuk düzenlemelerini önemsiz kılmasıyla İnternet üzerinden kumar oynatan siteler hızla çoğalmakla kalmadı, pek çok sitenin ve hizmetin ana reklam geliştirini oluşturacak kadar reklam vermeye de başladılar. İngiliz Hükümeti, bu sürecin artık çıkmaz yola girdiğini düşünerek, teşvik edici kumar reklamlarının yayınını durdurmak için çalışacağını açıkladı. Şu andaki yasalar, markalarının reklamını yapabilen kumar şirketlerinin teşvik edici reklamlarını yasaklıyor. Benzer bir uygulama ülkemizde de, özellikle böyle reklamlardan geçilmeyen pek çok site olduğunu düşünürsek, gerçekten gerekli.

13 Kasım '05

AB İlerleme Raporu Telekomünikasyonda Rekabetin Altını Çizdi

Bir araştırma nedeniyle Alman telekom devi Deutsche Telekom'u incelerken, Avrupa Birliği'nin haberleşmeye, iletişime ne kadar önem verdiğini bir kez daha hatırlamış oldum. 1998'de, bu alanda rekabeti zorunlu kılan Birlik böylece devlet tekellerinin geliri azalsa bile toplumun refahını arttırmaya odaklanmıştı. Hafta içinde yayınlanan AB İlerleme Raporu'nun bilişim toplumu ve medya adlı 10. bölümünde rekabetin önemine bir kez daha dikkat çekildi. Türk Telekom'un özelleştirilmesinden daha önemli olanın serbestleşme ve rekabet olduğunu, tekel konumda bir firmanın tabii ki kendi çıkarını maksimize edeceğini hep yazıyorum. Ama bunu farkedenlerin sayısı maalesef yetersiz. Peki bu hedeflenen sonuca nasıl ulaşacağız, Telekomünikasyon Kurumu ve Rekabet Kurumu gibi düzenleyici kurumların sektör üzerindeki gücü ve yaptırımlarını arttırarak...

12 Kasım '05

BM Zirvesi Öncesi İnternet'in Yönetimi Tartışmasında İlerleme Yok

İnternet'i düzenleyen temel kuruluş olarak nitelendirilebilecek ICANN, İnternet'teki alan adlarıyla ilgili kararları alıyor, veri tabanını düzenliyor. ICANN'nin kararları ABD Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanıyor. ABD Hükümeti, kurum üzerindeki kontrolünü 2005 yazında azaltacağı yönünde bir açıklama yapmıştı, ama henüz böyle bir gelişme olmadı. Avrupa Birliği, bu tutuma dikkat çekerek, önümüzdeki hafta Tunus'ta yapılacak Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi öncesi ABD'yi suçladı. ABD Hükümeti ise ICANN üzerindeki denetiminden vazgeçmeyeceği yönündeki açıklamalarını, benim de burada belli aralıklarla yorumladığım gibi, aylardır sürdürüyor. İnternet'in tüm ülkeler tarafından yönetilmesinin fazla bürokratik olacağı iddiasına karşılık, İran, Çin ve Brezilya gibi ülkelerde alan adları yönetiminde özerk bir girişim yapma tehditlerini saklı tutuyorlar. Aynı adresi yazan farklı ülkelerdeki kullanıcıların farklı sitelere ulaşmasına neden olacak böyle bir girişim ise İnternet'e ciddi bir darbe olabilir. Önümüzdeki hafta, Tunus'taki zirveden gelişmeleri derinlemesine inceleyeceğiz. Tabii zirvenin asıl amacı olan, bilgi toplumuna dönüşme şansı azalan, gelişmelerden nasibini alamayanlara yönelik yapılacak girişimler şimdiden arka planda kaldı.

11 Kasım '05

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, İletişim Tespti ve Dinlemesinde Resmen Görev Sahibi

Telekomünikasyon Kurumu altında oluşturulan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, TK başkanına bağlı olarak faaliyet gösterecek. Başkanlıkta, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ilgili birimlerinden birer temsilci bulundurulacak. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasıyla ilgili görev sahibi olacak başkanlık ile ilgili düzenleme yürürlüğe girerken iletişimin dinlenmesi hakkında da kurallar resmen belirlendi. Bir dinleme kararı en fazla üç ay kullanılabilecek ve terör dışı durumlarda en fazla üç kez uzatılabilecek. Başkanlığın kurulacağını daha önce de haber vermiştik, dinleme ve takip konularındaki düzenlemelerin bize yansıdığı gibi kullanılıp kullanılmayacağını ise maalasef bilemeyeceğiz.

10 Kasım '05

Yeni Altyapı Bedelleri Bölgesel Olarak Belirlendi, Ama Ses Taşımak Henüz Mümkün Değil

Telekomünikasyon sektöründe serbestleşme dönemine gireli neredeyse iki yıl oldu. Sonunda, Türk Telekom altyapısına alternatif oluşturmak isteyecek girişimciler için altyapı bedelleri belirlendi, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. "Buna da şükür" demek mümkün ama bu altyapıların hala ses taşımacılığı için kullanılamayacak olması özel tekel konumuna geçmek üzere olan Türk Telekom'a rakipsiz konumunu sürdürme şansı veriyor. Ek olarak, cep telefonu operatörleri gibi az oyunculu ve yüksek hacimli pazarlarda lisans ücreti istenmesi normal görünse de, aslında artık haberleşme sektörünün topluma katkısı, refah artışı etkisi önem kazanıyor. Ülkemizde de, bu tip lisans ücretleri elenmeli veya minimum seviyelere çekilmeli. Ama bu son kararda, bölgeden bölgeye farklı ücretler uygulanması da, yeni altyapı kuracakları adeta tüm bölgelere altyapı kurmaktan soğutur nitelikte. Ülke kalkınması için ülke çapında rekabetçi bir ekonomi kurmak gerekirken biz suni engeller inşa etmeye devam mı ediyoruz...

8 Kasım '05

ABD Masaüstü Pazarında AMD İlk Kez Ekim Ayında Intel'i Geçti

İşlemci üreticisi Intel'in dünya genelinde liderliği sürerken uzunca süredir Advanced Micro Devices (AMD) fiyat-performans oranı yüksek olan ürünlerle pazar payını adım adım yükseltiyordu. Nitekim, Ekim 2005'te, ABD perakende satış noktalarında satılan bilgisayarların %49.8'inin AMD; %48.5'inin Intel işlemci barındırdığı açıklandı. Perakande rakamlar üzerinden hazırlanan rapor, İnternet ve telefon gibi kanallar üzerinden yapılan satışları ve bu nedenle de pazar lideri Dell'in satışlarını içermediğinden yine de Intel'in masaüstünde geçildiğini söylemek doğru olmayabilir. Ama her ay yapılan araştırmalardan ilk kez böyle bir sonuç çıkması artık çok daha fazla kişinin AMD ürünlere güvendiğinin göstergesi. Hala marka algılaması nedeniyle daha düşük fiyatlardan satılan AMD işlemciler, dizüstü bilgisayar pazarında daha düşük bir paya sahip. Yine de işlemci pazarında rekabetin olması, Intel'in tek başına kaldığı yıllara göre önemli bir gelişme. Her ne kadar, iki ayrı firmanın ARGE yapması, fiyatlandırma ve reklam stratejilerinin sonucu olarak tek üreticinin daha iyi olacağı yönünde ciddi çalışma ve yorumlar olsa da, günümüzün serbest pazar, rekabetçi ekonomik ortamında böyle bir sonuca ulaşmak zaten pek olası görülmüyor.

7 Kasım '05

Zombi Bilgisayar Ağı Oluşturana Büyük Ceza Yolda: Kesintisiz İnternet Kullanıcıları Güvenlik Önlemleri Almalı

Virüslerin verdiği zararlar, solucanların ve truva atları gibi tehlikeli kod parçacıklarının verdiklerinden daha önemsiz olma yolunda. Zira gittikçe daha fazla kişi İnternet'e ADSL, vb. genişbant hizmetleri üzerinden ile sürekli olarak bağlı kalıyor. Bu da pek çok bilgisayarın daha fazla kötü amaçlı, bilgisayarda açık arayan taramalara yakalanmasına, bilgisayarlarına solucan ve truva atları yerleşmesine neden olabiliyor. Truva atı ve solucanlar bazen kullanıcıya doğrudan zarar vermiyor. Onun yerine, kullanıcının bilgisayarını, kod yazarının amaçları doğrultusunda kullanıyor. Örneğin kodu daha çok bilgisayara yaymak, belli adreslere reklam e-postalar yollamak, truva atı ile arka kapıdan girilip kontrol edilen bilgisayarları bir sürü halinde belli bir siteye saldırtmak bazı örnekler. Yaklaşık 400 bin bilgisayarı "zombi" gibi iradesiz kılıp bu büyük ağ üzerinden reklam, saldırı, vb. "hizmetler" vermeyi amaçlayan bir ABD'linin 50 yıl hapis cezası alması olasılığı artık bu işin ciddiye alındığın örneği. Avustralya Hükümeti de büyük İnternet erişim sağlayıcılarla ortak hareket ederek zombi bilgisayarları tarayıp sahiplerine haber verme amaçlı bir çalışma yapacağını duyurdu.
Ülkemizde de benzer tehlikeler gerçek sorunlara yavaşça dönüşmeye başladı, Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Ayhan Çankaya da ADSL kullanıcılarını uyardı. Bu nedenle özellikle ADSL kullanıcıları, sonra da tüm İnternet kullanıcıları İnternet bağlantılarını güvenlik duvarı ile korumalı, İnternet'te kişisel bilgilerini kimseyle paylaşmamalı, mahremiyetini korumalı. Dosya konularında işlediğim basit önlemler ile güvenilir bir kapıdan İnternet'e ulaşmak kolayca mümkün.

6 Kasım '05

Devlet Tiyatroları Münakaşası İzleyiciyi Soğutuyor, Sanat Zarar Görüyor

Devlet Tiyatroları'nda yaşananlar ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hamleleri, ardından Devlet Tiyatrosu çalışanlarının toplu istifaları uzun süre gündemde yer tuttu. Devlet Tiyatroları yeni sezonu yeni kadro ile zar zor açtı. Daha önce tiyatroyla yakından ilgili arkadaşlarımdan, bugün bizzat tiyatrodakilerden duyduğum ve gözlemlediğim kadarıyla bu sezon DT için zor geçiyor ve geçecek. Ödüllü bir oyunun bile pek çok izleyiciyi sıkması, arada salonu terk edenlerin normalden fazla olması ve genel beğeninin DT oyunları için düştüğü gibi bir söylenti var. Tabii ki karşılığında alkış almak için terini dökenleri bu düşüşten ayrı tutmak gerekiyor. Fakat böylesi bir istifa silsilesi olmuş ise, doğal olarak yukardan bir baskı ve siyasi bir tercih olduğu yönünde şüpheler artıyor. Halbuki devletin, ne kadar serbest pazar ekonomisinde rekabet olsa da, sunmak zorunda olduğu kamu hizmetleri var. DT'nin performansını düşürerek pek çok seyirciyi tiyatrodan soğutan, bazılarını ise şehir ve belediye tiyatrolarına yönlendiren bu gelişmeler affedilemez. Kamu iradesinin planlı olarak düzenleyemediği bir sistemde, Devlet Tiyatrosu'na gidip canlı performansa 5 YTL bilet ücreti öderken oraya giden toplu taşıma araçlarının eksikliğinden özel aracınızı bıraktığınız otoparka 7-8 YTL ödersiniz. Bu örnek işlerin ne kadar yanlış gidebileceğini özetlemek için yeterli değil mi...

5 Kasım '05

AOL Kurucusu Steve Case AOL-Time Warner'dan Ayrıldı

İnternet'in artık bir numaralı iletişim aracı olduğunu herkesin görmesini sağlayan birleşme, İnternet erişim sağlayıcısı America Online'ın medya devi Time Warner'ı satın alması idi. Fakat İnternet pazarının fazla oyuncularını silkeleyen gelişmeler sonucu AOL-Time Warner ilk aşamada hisse değerini kaybetti. Ardından da yeni devin neyi nasıl yapması gerektiği konusunda pek de etkileyici bir planının olmadığı ortaya çıktı. AOL'nin kurucu ortaklarından ve anlaşmada AOL adına sahne alan Steve Case suçu biraz da kendinde bularak, "90 bin kişiyi idare edebilecek doğru adam ben değildim sanırım" derken tepe pozisyonundan ayrılıp yönetim kurulu üyesi olarak işe devam etmişti. Hafta içinde AOL-Time Warner'dan tamamıyla ayrıldığını açıklayan Case, yine de firmanın büyük hissedarlarından. Öte yandan, stratejisini değiştiren AOL, İnternet kullanıcılarının yaklaşık yarısına erişerek Yahoo! ve MSN'in arkasında kalsa da Google'a rakip olmayı başarıyor. Adından AOL'ü çıkaran Time Warner, AOL'ün kendisini gözden çıkarabilecek mi göreceğiz. Zira Eylül ayında Microsoft'un AOL'ü almak ya da ortak olmak konusunda ciddi girişimlerinden bahsetmiştik.

3 Kasım '05

Windows ve Office İnternet'ten Canlı Yayında Olacak

Rekabetin masaüstünden İnternet ortamına kayması ve İnternet'i temel platform olarak kullanan girişimlerin baş göstermesi, Microsoft'a bu gelişmelere ilgisiz kalma lüksünü bırakmayacak kadar ciddi. Google'ın OpenOffice.org ile çalışmaları, web üzerinden daha çok hizmet sunması ve özellikle web reklamcılığı pastasının ne kadar karlı olduğunu göstermesi Microsoft'a da işaretler vermiş gibi. 2000 yılında web hizmetlerinin önemine değenen Bill Gates ve Microsoft önemli adımlarını ise ancak bu hafta duyurdu.
Windows Live ve Office Live, Microsoft'un iki temel yazılım ürünüyle tam olarak aynı kategoride olmasalar da İnternet üzerinden kullanılacak. Bu hizmetlerin çalışması içinse bilgisayarda Windows ya da Office kurulu olması gerekmiyor. Mesajlaşmadan günce yayınlamaya pek çok mini hizmet sunacak olan Windows Live ile çalışanların aynı dökümanlar üzerinde İnternet'ten çalışmasını, gereksiz özellikler için para ödenmemesini sağlayacak olan Office Live, seçilen özelliklere göre ücretsiz ya da ücretli olacak. Ayrıca Microsoft bu ürünler üzerinden reklam pazarına da doğrudan adım atarak pastadan pay almaya çalışacak.
Henüz bu girişimler değerlendirmek için erken, açıklanan özellikler kırpılabilir, yenileri eklenir, ertelenir... Fakat konuyla ilgili Microsoft kaynaklı haberler sıklaşıyor, son olarak İnternet tabanlı dosya yönetim hizmeti sunan FolderShare'i de satın alan yazılım devinin artık web tabanlı uygulamalara daha çok kaynak ayıracağı ortada.

2 Kasım '05

256 Kbps'lik Sınırsız ADSL Tarifesinde Geri Adım Atılacak Gibi

Yeni ADSL tarifelerinde minimum hızın 512 Kbps olacağı, böylece bir nevi indirim olacağı söylentileri aylardır konuşuluyordu. Son olarak Ulaştırma Bakanı da benzer bir açıklama yapmış ama sektörü iyi bilen bazı kişiler gibi ben de bu duyurulara şüpheli yaklaşmıştım. 28 Ekim günü bu sayfada yorumladığım yeni ADSL tarifelerinde indirim değil bindirim olmadığı açık idi. Ama beni asıl mutlu eden, bu yeni düzenlemeye ciddi bir tepki gelmesi oldu. Sonunda TT Genel Müdürü Ekinalan, bir TV kanalında yeniden kotasız 256 Kbps hızında bağlantı vermeye başlayabileceklerini açıkladı. Bu da sivil toplum girişimlerinde ve bilinçli tüketici olma konusunda eksik kalan ülkemiz açısından doğru tepkinin olumlu sonuç getirebileceğini kanıtlamış oldu. Henüz resmi bir açıklama gelmedi ama 256 Kb/s sınırsız erişim tarifesi, 49 YTL'ye abone almaya devam edecek gibi. Öte yandan Ekinalan kotalı tarifeleri savunurken, limitsiz bağlantıyı kullanan bir grup müşterinin işi suistimal ettiğine dikkat çekti. Bu konuda ben de Ekinalan'a hak veriyorum, 24 saat telif haklarıyla korunan içerik ve porno film indiren bir kitle var. Ama insanlar aldığı hizmeti istediği gibi kullanmak özgür olduğundan böylesi kullanımı engellemenin değil azaltamanın yolları tartışılmalı. Eğer kotalı tarifelerle bir yönlendirme yapılacaksa bu ne kadar doğru tartışılır. Zira kotalı tarifelerin asıl amacı, bütçesi dar olanların İnternet'e ucuz ve sürekli erişimini sağlamak olmalı. Daha önce de dediğim gibi, bu ülkede 512 Kb/s değil bunun dörtte bir hızında ama ucuz tarife verilirse indirim yapılmış olunur. Aynı fiyata daha hızlı hizmet İnternet'i yaygınlaştırmaz.

1 Kasım '05

Türk Telekom Altyapısı 21 Yıl Sonra Sözleşme Yenilenmezse Oger Grubu'ndan Geri Alınacak

Türk Telekom özelleştirmesiyle ilgili belki de en şaşırtıcı, garip olay, Türk Telekom'un altyapısının sahipliği ile ilgili çalışmaların yapılmaması, altyapının ne şartlarda verileceğinin planlanmaması ve açıklanmaması idi. Sektörde rekabeti üst seviyeye getirmek için altyapı ayrılıp aynı altyapıda farklı operatörler rekabet edebilirdi. Tabii bu, özelleştirme gelirini etkilerdi, çünkü rekabetin topluma sağladıklarını, engellediği refah kaybını pek anlayan yok!
Kamu kurumu olmaktan çıktığı için Telekomünikasyon Kurumu (TK) ile görev sözleşmesini iptal edip imtiyaz sözleşmesi imzalayan Türk Telekom'un, TK'dan lisans almasının üzerinden de 4 yıl geçmişti. 25 yıllık lisansın 21 yılı kaldı. 21 yıl sonunda ise, "Oger ya da Telekom'un 2026'daki sahipleri işten çıkmak isterse altyapı onların elinde kalacak mı" sorusu sonunda cevap bulmuş oldu. Danıştay'a gönderilip fikir istenen imtiyaz sözleşmesi, Danıştay'ın görüşü çerçevesinde düzenlendi. Buna göre, eğer sözleşme yenilenmez, ya da yenileme dönemine gelinmeden iptal edilirse, Türk Telekom sahip olduğu altyapıyı, aynı ceptel operatörleri Turkcell, Telsim gibi kamuya verecek. Bu gelişme ne kadar belirleyici olacak göreceğiz, zira TT'nin altyapı sahipliğini sözleşme sonrasına da uzatan düzenlemeler bulunmakta. Yine de özelleştirmeyle ilgili açıkları böyle yavaşça yamamaya devam ediyoruz...

tıklayın, destekleyin:

cihansalim.net 'ten seçmeler:

Sitenin giriş sayfasından daha geniş bir içeriğe ulaşabilirsiniz.

Cep Telefonu Bilgisayarınıza Modem Olsun
CCep telefonundan İnternet'e çıkmak için telefon ayarları, operatör seçimi, tarifeler, bilgisayarla telefonu USB, Mavidiş, Kızılötesi gibi seçeneklerle bağlama alternatifleri ve telefonu bilgisayara tanıtmak...ep telefonu üzerinden İnternet'e ulaşmak artık çok daha bilinen bir yöntem. Fakat pek çok kişiyi zorlayan bir süreç. Yeni dosya konusunda telefon, GPRS ücretleri, operatör seçimi, telefonla bilgisayarı bağlama alternatifleri ve telefonu bilgisayara modem olarak tanıtma adımlarını basitçe ve tek tek ele alıyoruz »

Yeni İnternet Alan Adları ve Yönetimi: Ne Nedir?
Türkiye yeni İnternet alan adları ve adresleme sistemleri ile tanıştı. Bir hayli ilgi çeken Türkçe İnternet adres yönlendirme sistemi ve de net, com.tr gibi uzantıları kaldıran alan adı hizmetleri ne kadar güvenilir? Bu hizmetlere verilen paralar ile ne kadar kişi yeni adresimize ulaşabilir? Türkiye özellikle uzantısız İnternet alan adları sistemine erken mi atladı? Hepsi, güncellenmeye devam edecek olan Yeni İnternet Alan Adları dosya konusunda »

Firmware Güncelleyerek Donanıma Yeni Yetenek Kazandırmak
İşletim sistemi donanımlarımızla sürücü olarak adlandırılan aracılar üzerinden anlaşır. Sürücü yenilemek de bu nedenle yararlı olmaktadır. Ama sürücüden de önce, bir donanım parçası neyi nasıl yapacağını ROM belleğinde sakladığı "firmware" adlı yazılımdan öğrenir. Üreticiler üründeki hatayı yeni firmware ile düzeltip aygıta ek özellikler, yeni beceriler de katabilir. BIOS ve her türlü firmware güncellemek bu nedenle çok yararlıdır. Hangi donanım firmware'i nasıl güncellenir, Firmware Dosyasında »

Daha Sessiz, Daha Huzurlu: Gürültüsüz PC
Eskiyen elektronik aletler daha çok gürültü çıkarabilir, öyle ki çoğu kişi buzdolabının gürültüsünden sıkıntılıdır. Bilgisayarlar da ya mekanik parçaların eskimesi ve zarar görmesi ya da en yeni işlemci ve ekran kartlarının aşırı ısınması ve güçlü fanlar yüzünden size eziyet çektirecek miktarda gürültü yaratabilir. Yazılım ve donanım çözümleriyle bu sorunun üstesinden gelmek mümkün. "Daha Sessiz PC" dosya konusunda »

Cep Telefonunu Mükemmel Yönetmek İçin: Bilgisayar İle Cepteli Buluşturmak
Piyasada akıllı cep telefonlarından geçilmiyor. Kullanıcılar ise bu gelişmiş ceptelleri yeteri kadar verimli kullanamıyor. Birkaç ayrı dosya konusunda işletim sistemleri olan, akıllı ceptelleri daha iyi yönetmeyi öğreneceğiz. Bunun için ilk adım ise, cepteli bilgisayara kablolu ya da kablosuz bağlamak ve program yüklemek. Ceptel nasıl bağlanır, seçenekler nelerdir, nasıl program yüklenir »

Doğadan Masaüstünüze: Yeni Duvar Kağıtları
Eğlence bölümü altında yYeni masaüstü duvar kağıtları özellikle çiçek severlere...er alan masaüstü duvar kağıtlarının beklediğimden de fazla ilgi çekmesi üzerine, daha fazla amatör fotoğrafı beğeninize sunuyorum. Yeni 8 resim özellikle çiçek sever bilgisayar kullanıcılarının masaüstlerinde yer almaya aday. Duvar Kağıtları 2 »

Programlama Bölümü Yenilendi
Programlamaya Giriş bölümünün üçüncü yazısı değişkenler üzerine. C ile önceki yazılarda incelenen basit örneklerden bir adım ileriye gitmek için, değişken tiplerini ve özelliklerini inceliyoruz. Değişken bildirimi, sabit değişkenler ve değişken alanlarına odaklanan yeni yazı cihansalim.net/programlama adresinde.

Ekran Kartı Optimizasyonu İle Daha Yüksek Görüntü Performansı
En gelişmiş oyun ve ileri seviye görsel uygulamalar için mevcut ekran kartından ümidinizi kesmeyin. En basit BIOS, görüntü ayarları ve ekran kartı sürücüleri ile performans artışı sandığınızdan daha fazla olacak. Ekran kartı sürücülerini ve nasıl yönetildikleri, DirectX ve OpenGL, Anti-Aliasing ve Anisotropic Filtering ekran kartı optimizasyonu dosyasında »

USB Dosyası: USB 1.1 ve 2, Alternatifler, Ayarlar
Hayatımızı kolaylaştıran USB cihazları seçerken biraz daha bilgili olmak doğru seçim yapmanızı sağlayabilir. USB dosyasında, USB'nin ve FireWire gibi rakip teknolojilerin ne olduğunu inceliyoruz. USB Bellek alırken nelere dikkat etmeli, Windows XP'de USB Sürücüleri, USB 1.1 ve 2.0'ı ayırt etmek ve diğerleri »

Cepten BasKonuş Herkes İçin
Ceptellerde yeni bir görüşme şekli sunan Bas Konuş teknolojisi ile, ses paketleri İnternet üzerinden yerini buluyor. Daha ekonomik olan BasKonuş nasıl çalışıyor? Nelere ihtiyaç var? Hangi operatör, hangi ceptel modelleriyle uyumlu hizmet veriyor? Hangi operatörün tarifesi daha ekonomik, ayarlar nasıl yapılıyor? BasKonuş dosyasında...

Sanal Disk Sürücü ile CD/DVD Yazıcı Olmadan Kopyalamak
Sanal Disk Sürücü Oluşturup, Görüntüsü Alınmış CD ve DVD'leri, Disk Yazıcı Olmadan Çoğaltmak Hem Kolay Hem de EkonomikCD ve DVD disklerin görüntüsünü almak kolay. Sonraki adım ise sanal optik sürücüler oluşturmak. Böylece sanal sürücüye, CD veya DVD'nin görüntüsü "takılarak" yazıcı olmadan disk kopyalamak mümkün oluyor. Nasıl sanal sürücü oluşturulur, hangi programlar kullanılır, disk görüntüsü nasıl sabit diske alınır ve sanal sürücüye takılır?

Overclock ile Bedava Performans Artışı
Belki de en detaylı dosya konusu, Overclock ile bilgisayarı limitlerine zorlamak ve böylece daha yüksek hızlarda çalışmak mümkün2005'in ikinci ayında geliyor. Sadece uzmanların girdiği bir alan sanılan "overclock", yani bilgisayarı daha hızlı çalıştırma aslında yeni sistemlerde çok daha kolay. Overclock'un ne olduğunu, nasıl yapıldığını, donanım seçimini, test sürecini öğreniyoruz. Sonra da, örnek olarak 2.4 GHz'lik bir işlemciyi 3.7 GHz'de çalıştırıyoruz. Overclock Rehberi »

Yeni Windows Neler Vaat Ediyor
Bir sonraki Windows sürümü Longhorn'un getireceği yenilikler merakla bekleniyor. Hala iki yıl uzakta olan işletim sisteminin yenilikçi arabirimi, güvenlik ve dosya saklama yeteneklerini derinlemesine tanıyoruz.

2004 Bilişim Yıllığı
Güncelerin yükselişi, bitmeyen ADSL sorunları, Telekom'un fiyat tarifeleri, VOIP operatörleri, Google, Yahoo, MSN rekaebeti ve nicesi. 2004'te bilişim dünyasındaki başlıca gelişmeleri dosya konusu olarak bir araya getiriyoruz: 2004 Bilişim Yıllığı

İnternet Telefonu, VOIP
İnternet üzerinden telefon hizmeti gittikçe yaygınlaşıyor, peki sistem nasıl çalışıyorİnternet üzerinden telefon görüşmesi yapmak gittikçe yaygınlaşıyor. Gerek bireysel, gerekse de kurumsal çözümler ile daha ucuz görüşmeler yapmak mümkün. Peki bu VoIP nedir, sistem nasıl çalışır, VoIP'ye geçerken nelere dikkat etmeli?

Yedekleyin, Rahatlayın
Pek çok kullanıcının umursamadığı, üşendiği yedekleme işlemi bol alternatifli ve sanıldığından kolay çözümler mevcutYedek almak çoğu kullanıcının unuttuğu bir eylem. Fakat beklenmedik anlarda zorda kalmamak için verileri yedeklemek çok önemli. Hangi dosyaları, nasıl bir programla, nereye yedeklemeli? Yedekleme işlemini dert olmaktan çıkarın!

Doğadan Duvar Kağıtları...
Eğlence bölümünün çektiği yoğun ilgi sonucu, bu sayfaları farklılaştırmaya karar verdim. Doğadan yakaladığım hoş görüntüler bilgisayarınızın masaüstünü süsleyebilir. İncelemek için: Duvar Kağıtları - 1

CJ Tech'de Dijital Video Kameralar ve SX1
Fotoğraftan sonra videoları da dijitalCJ Tech, dijital video kameraları tanıtıyor, Siemens SX1 cep telefonu hakkında uyarılarda bulunuyor kalitede çekmek isteyenlerin sayısı artıyor. CJ Tech dijital video kamera çeşitlerini karşılaştırıyor ve Sony DCR-PC330E'yi inceliyor. Yorum bölümünde ise Siemens'ın Symbian'lı akıllı telefonu SX1 ve güncelleştirilmesiyle ilgili önemli tecrübeleri paylaşıyoruz: cihansalim.net/cjtech

İnternet'te Mahremiyetinizi Koruyun
İnternet gezintisi sırasında bıraktığımız kırıntıları toplayarak kişisel ve gizli bilgilerimizin başkalarının eline geçmesini engellemek sanıldığından kolay. İnternet Mahremiyetinizi Koruyun!
Temmuz ayında çok geniş ve detaylı bir dosya konusu karşınızda: Bir bağlantıda neleri etrafta bırakıyoruz, bunlar nasıl gizlenir, çerez nedir, sohbet programlarında güvenlik, casus yazılımlardan korunma, kısacası İnternet'te kişisel bilgilerinizi korumanın yolları »

Evde Çocuğunuzu, İşte Çalışanınızı Gözetleyin
Yardımcı Yazılımlarla Dedektiflik Yaparak Evde Çocuklarınızı, İşte Çalışanlarınızı Gözetlemek Mümkünİnternet'in yararları dışında zararlarından çocuklarını korumak isteyenler, emanet ettikleri bilgisayarda yanlış bir şey yapılmadığından emin olmak isteyenler, çalışanlarını güvenlik endişesiyle kontrol etmek isteyenler. Bilgisayarınızda yapılanları gözetleyebilirsiniz!

ADSL Rehberi: ADSL bağlantısı kurmak sanıldığı kadar kolay değil. Başvuru, ayarlar, sorunlar bu dosya konusundaBaşvuru, Kurulum, Çözümler
ADSL yeniden gündemdeyken, biz de sıfırdan nasıl bir ADSL bağlantısı kurulabileceğini öğreniyoruz. ADSL ile neler yapılabilir, Telekom'a başvuru, zorlu modem ayarları, kurulum ve olası sorunlara çözüm önerileri ADSL Rehberi'nde...