CERN’e verilen desteği gören bir grup Avrupalı bilim adamı, “Evreni, doğayı anlamak için bu kadar kaynak ayırır, aya insan gönderirken toplumsal olarak ne yöne gideceğimizi neden analiz etmiyoruz” diye sorup ‘büyük veri’den de faydalanarak insanlığın önündeki olasılıkları senaryo bazlı analiz etme gayesindeki projeye Living Earth Simulator, yani yaşayan dünya simülatörü ismini koymuş. AB'nin 1 milyar Avro kaynak ayırdığı bu proje bize fal açabilir mi?
64 ülkeden 1734 pazarlama yöneticisi ile yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, tepe yöneticiler şu dört trende yeteri kadar hazır olmadıklarını belirtiyor: Veri oluşumu ve birikiminde patlama; Sosyal ağlarda paylaşım; Müşteriyle temasa geçilen kanallar ve cihazların çeşitlenerek artması; Değişen müşteri demografisi. Bunların ilk ikisindeki fırsatların farkında mıyız?
Bilişim teknolojileri ucuzlarken milyonlarca yeni kullanıcının dijitale erişiminin artmasıyla bilgi ve ürünün marjinal dağıtım maliyetleri 0’a doğru hızla iniyor. İnternet’in geçer akçesi, yeni para birimleri, 'dikkat/ilgi' ve 'itibar'. Peki bu gelişmeler ışığında iş modelleri ve pazarlama nasıl yeniden şekillendirilebilir? Bu sorulara odaklanan ve İstanbul Bilişim Kongresi'nde izleyicilere yaptığım sunumumu burada görebilirsiniz.
Dikkat ve ilgi çekmek için artan bir rekabet var. Duygulara hitap eden, ortak bir yolculuk ve deneyim hissini, kendini ifade etme imkanını sunan organizasyonlar daha fazla ilgi çekmeyi başaracak.